I- GİRİŞ

506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’na (SSK) göre 01.03.1965 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazanma koşullarında kadın ise 55 yaş erkek ise 60 yaş, en az 25 yıllık sigortalılık süresi ve 5000 gün prim ödeme şartı aranmakta iken 1186 ve 2422 sayılı Kanunlarla yapılan düzenlemeler yaşlılık aylığı bağlanmasında aranan yaş şartı değiştirilmiş, bu durum çalışma hayatına 18 yaşında başlayan kadınların 38, erkeklerin ise 43 yaşında emekli olmaları sonucunu doğurmuştur. Emekli aylığının genç emeklilere yetmemesi, işverenlerin kalifiye eleman ihtiyacı bu kişilerin yeniden çalışma hayatına dönmelerine sebep olmuştur.

Sosyal güvenliğe ilişkin yabancı ülke mevzuatının da incelenmesinde, emekli aylığı bağlanmasına ilişkin yaş koşulları yüksek olduğundan, kişiler emekli olduktan sonra çalışma hayatında yer almamakta, çalışma hayatına dönüş yapanların da emekli aylığı kesilmektedir. Bu uygulama 506 sayılı Kanun’da da aynı şekilde yer almakta iken 06.05.1986 tarihinden itibaren değiştirilmiş, ülkemiz sosyal güvenlik mevzuatına ilk defa SGDP uygulaması getirilmiştir.

1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu’na (Bağ-Kur) göre emekli olan sigortalılar ise emekli olduktan sonra çalışmalarını devam ettirmekte, bunlardan SGDP alınmamakta olup, bu durum aktif çalışan Bağ-Kurlu ile pasif çalışan arasında eşitsizliğe yol açtığından 08.09.1999 tarihinden itibaren Bağ-Kurlu sigortalılarda SGDP kapsamına alınmıştır.

Bu yazıda 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 2008 yılı Ekim ayı başına kadar SGDP uygulamalarının SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı’nda nasıl yapıldığı anlatılacaktır.

II- SSK’DA SGDP UYGULAMALARI

506 sayılı Kanun’a göre 01.03.1965 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra sigortalıların yeniden hizmet akdine tabi çalışmaya başlamaları halinde yaşlılık aylıkları kesilmiştir. 3279 sayılı Kanunla 06.05.1986 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun’un 63. maddesinde yapılan düzenleme ile yaşlılık aylığı almakta iken yeniden çalışmaya başlayan sigortalıların aylıkları kesilerek tüm sigorta kollarına tabi tutulmuşlar ancak, yaşlılık aylığının kesilmesini istemeyen sigortalıların Kurumca hazırlanan belge ile müracaat etmeleri halinde aylıkları kesilmeyerek haklarında SGDP hükümleri uygulanmıştır.

Yine, 4447 sayılı Kanunla SSK’ya göre yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra serbest avukat veya noter olarak çalışmasını sürdürenlerin aylıklarından 01.10.1999 tarihinden itibaren sosyal yardım zammı dahil % 15 oranında SGDP kesilmeye başlanmıştır.

06.05.1986 tarihine kadar 1479 ve 5434 sayılı Kanunlar ile 506 sayılı Kanun’un geçici 20. maddesine tabi banka sandıklarından malûllük veya emekli aylığı almakta olanlardan görev malûlü aylığı alanlar hariç SSK kapsamında çalışması bulunanlardan herhangi bir prim alınmazken bu tarihten sonra 506 sayılı Kanun’un 3. maddesinin (II/C) bendinde yapılan değişiklikle bunlardan SGDP kesilmeye başlanılmıştır.

506 sayılı Kanun’a tabi olarak 06.05.1986-30.09.1999 tarihleri arasında % 24 oranında SGDP kesilmiş olup bu primin 1/4’ü sigortalı hissesi, 3/4’ü işveren hissesidir. 01.10.1999-30.09.2008 tarihleri arasında SGDP oranı % 30’dur.

Hizmet akdine tabi sigortalıların prim ödeme yükümlüsü işverenlerdir. İşverenler sigortalılara ödedikleri ücretten sigortalıya ilişkin SGDP hissesini kesip Kurum’a bildirim yaparlar. 01.05.2004 tarihine kadar sosyal güvenlik destek primi bildirimleri aylık sosyal güvenlik destek primi bordrosu ile bu tarihten sonra aylık prim ve hizmet belgesi ile Kurum’a yapılmıştır.

SSK uygulamalarında SGDP ödenmiş sürelerde sigortalılara iş kazası ve meslek hastalıkları sigortası yönünden yardım yapılmakta olup, bu süreler malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları yönünden sigortalılık süresi sayılmamakta, primler toptan ödeme olarak iade edilmemekte ve hizmet birleştirilmesinde dikkate alınmamaktadır.

III- BAĞ-KUR’DA SGDP UYGULAMALARI

Ticari kazanç ve serbest meslek kazancı nedeniyle gerçek ve basit usulde vergi mükellefleri, gelir vergisinden muaf olup esnaf ve sanatkar sicili ile birlikte kanunla kurulu meslek kuruluşlarına usulüne uygun olarak kayıtlı olanlar ve şirket ortakları 01.10.1972 tarihinden itibaren 1479 sayılı Kanun’a göre sigortalı sayılmışlardır.

1479 sayılı Kanun’un 38. maddesi gereğince yaşlılık aylığı bağlanan Bağ-Kur sigortalılarının 506 ve 5434 sayılı Kanunlar ile 506 sayılı Kanun’un geçici 20. maddesine tabi banka sandıklarına ve 1479 sayılı Kanun’a tabi olan işlerde çalışması halinde bağlanan aylıkları kesilmiş, çalışmaları sona erip yeniden talepte bulunanlar hakkında bu çalışmalar dikkate alınmadan aylık bağlanması yönünde işlem yapılmıştır.

2229 sayılı Kanunla 04.05.1979 tarihinden itibaren yapılan düzenlemeyle yaşlılık aylığı 1479 sayılı Kanun’a tabi çalışma ile kesilmiş, işten ayrılıp talepte bulunan sigortalılara eski aylıkları yeniden bağlanmış, aylığı kesilenlerin istekleri halinde son prim ödedikleri basamak üzerinden prim alınmıştır. 3396 sayılı Kanun ile 30.06.1987 tarihinden itibaren bu defa sigortalıların talepleri halinde yaşlılık aylığı kesilmiştir. 1479 sayılı Kanun’un 38. maddesinde 4956 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonra 02.08.2003 tarihinden itibaren sigortalılara yeniden aylık bağlanması en az üç tam yıl prim ödeme şartına bağlanmış, üç tam yıl prim ödemeyenlere eski aylıkları ödenmiş, prim ödenen süreler sigortalılara iade edilmiştir.

1479 sayılı Kanun’da yaşlılık aylığı kesilmesi kişinin isteğine bırakılmış iken 4447 sayılı Kanunla 08.09.1999 tarihinden itibaren 1479 sayılı Kanun’a eklenen ek 20. madde ile yaşlılık aylığını kestirmeyip Bağ-Kur kapsamında sigortalılıkları bulunanların aylıklarından sosyal yardım zammı dahil % 10 oranında SGDP kesilmeye başlanmıştır.

506, 5434 ve 506 sayılı Kanun’un geçici 20. maddesine tabi banka sandıklarına göre malûllük ve yaşlılık aylığı almakta iken ticari kazanç veya serbest meslek kazancı nedeniyle gerçek veya basit usulde gelir vergisi mükellefi olanlar hakkında SGDP uygulamasına 02.08.2003 tarihinden itibaren başlanılmış, bu sigortalılar 12. gelir basamağının % 10’u oranında SGDP’yi Bağ-Kur’a ödemişlerdir. 28.01.2004 tarihinden itibaren de gelir vergisinden muaf olup esnaf ve sanatkar sicili ile birlikte kanunla kurulu meslek kuruluşuna usulüne uygun olarak kayıtlı olanlar ve şirket ortakları kapsama dahil edilmiştir. 

Bağ-Kur sigortalıları yönünden SGDP ödenmiş süreler sigortalılık süresi sayılmamakta, primler toptan ödeme olarak iade edilmemekte ve hizmet birleştirilmesinde dikkate alınmamıştır.

IV- EMEKLİ SANDIĞI’NA TABİ ÇALIŞANLARIN DURUMU

Devlet memurlarının emekli olduktan sonra çalışmalarına ilişkin hususlar 657 ve 5434 sayılı Kanunlarla düzenlenmiştir.

657 sayılı Kanun gereğince emekli devlet memurunun yeniden çalışmaya başlaması memuriyete alınacağı hizmet sınıfının nitelikleri taşıması ile boş kadro bulunması koşullarına bağlıdır. 5434 sayılı Kanun gereğince ise emekli, adi malûllük ve vazife malûllüğü aylığı alanların tekrar 5434 sayılı Kanun’a tabi bir göreve atanabilmeleri göreve ait yaş haddinin doldurulmamış olması, malûl olanların malûliyetlerinin görevlerini yapmaya engel olmamasıdır. Bu koşulları taşımaları durumunda memur emeklileri de yeniden 5434 sayılı Kanun’a tabi görev yapabilmektedirler.

Devlet memuru olarak çalışıp emekli olduktan sonra yeniden çalışmaya başlayanlar hakkında düzenleme 5434 sayılı Kanun’un 100. ve ek 11. maddelerinde yer almaktadır. 100. madde gereğince emekli, adi malûllük, vazife malûllüğü, son hizmet zammı alanlardan hiçbir şarta bağlı olmaksızın 5434 sayılı Kanun’a göre çalışmaya başlayanlar, ek 11. madde ile de 5434 sayılı Kanun’a tabi daire, kurum ve ortaklıklar ile bunların 506 sayılı Kanun’a tabi işyerlerinde 5434 sayılı Kanun’a tabi olmayan ücretli, geçici kadrolu veya yevmiyeli hizmetlere tayin edilen emeklilerin, buralarda çalıştıkları sürece kurumlarınca bildirilmesi halinde aylıkları kesilmektedir. Bu görevleri sona erdikten sonra 5434 sayılı Kanun’a göre aylıkları yeniden bağlanmaktadır.

Cami görevlerini yürüten hayrat hademeleri, din eğitimi veren dersiamlar, yaş haddini aşmamış olmaları kaydıyla her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumlarında ders ücreti karşılığı ders görevi verilenler ile mahiyeti itibariyle hizmetin görülmesi mücbir bir sebebe dayandığı ve özel bir ihtisası gerektirdiği ilgili Bakanlığın teklifi ve Maliye Bakanlığı’nın mütalaası alınmak suretiyle Bakanlar Kurulu kararı ile belirtilen yerlere tayin edilenlerin emekli aylıkları kesilmemektedir.

5434 sayılı Kanun’un 100. maddesi ile emekli, adi malûllük, vazife malûllüğü aylığı alanların yeniden devlet memuriyetine tabi işlerde çalışmaya başlamaları nedeniyle aylıkları kesilmekte iken ek 11. maddede kamuya ait olmakla birlikte 506 sayılı Kanun kapsamında bulunan işlerde çalışmaya başlanılması halinde bağlanan aylık kesilmekte, bu durumda emekli olan kişi hakkında 506 sayılı Kanun’un zorunlu sigortalılığına ilişkin hükümler uygulanmakta, işten ayrılıp yeniden çalışmaya başlanılması halinde 5434 sayılı Kanun’a göre kesilen aylık yeniden bağlanmakta, 506 sayılı Kanun’a tabi ödenen süreler ise müstakil olarak değerlendirilmektedir.

5434 sayılı Kanun’a tabi emekli, adi malûllük, vazife malûllüğü aylığı alanların özel sektöre tabi işlerde çalışmaları halinde aylıkları kesilmemekte, SGDP yönünden haklarında II. ve III. bölümlerde belirtilen uygulamalar doğrultusunda işlem yapılmaktadır. 

Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere 5434 sayılı Kanun’a tabi olanların aylıkları 5434 sayılı Kanun’a tabi çalışmaları halinde bazı istisnalar hariç kesilmekte olup 5434 sayılı Kanun’da SGDP’ye ilişkin hüküm yer almamaktadır.

V- MALÛLÜK AYLIĞI ALANLARIN DURUMU

Malûllük, sigortalıların vücutlarında meydana gelen arıza ve sakatlıklar nedeniyle çalışamaz duruma düşmeleri anlamına geldiğinden genel uygulama malûllük aylığı alan kişilerin tekrar çalışma yaşamına dönmeyecekleri yönündedir.

506 sayılı Kanun’un 58. maddesine göre malûllük aylığı bağlananların sigortalı olarak çalışmaya başlamaları halinde aylıkları kesilmekte olup bunlar hakkında SGDP hükümleri uygulanmamıştır.

1479 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile malûllük aylığı 506, 1479, 5434 ve 506 sayılı Kanun’un geçici 20. maddesine tabi banka sandıklara çalışmaya başlamaları halinde kesilmekte iken 04.05.1979 tarihinden itibaren bu düzenleme kaldırılmış, malûllük aylığı alanların çalışmaları halinde aylıkları kesilmemiştir.

5434 sayılı Kanun’da malûllük, sigortalıların çalıştıkları işe bağlı oluşmuşsa vazife malûllüğü, bunun dışındaki sebeplerle oluşmuşsa adi malûllük olarak değerlendirilmekte olup bunların aylıklarının kesilmesi hakkında IV. bölümde anlatıldığı şekilde işlem yapılır. 

VI- 2925 VE 2926 SAYILI KANUNLARA TABİ AYLIK BAĞLANANLARIN DURUMU

Tarım işlerinde süreksiz çalışanlar ile kendi adına ve hesabına çalışanların sigortalılıklarının düzenlendiği 2925 ve 2926 sayılı Kanunlar 01.01.1984 tarihinden itibaren sosyal güvenlik mevzuatı içinde yer almıştır.

2925 sayılı Kanun’da malûllük ve yaşlılık aylığı almakta iken sosyal güvenlik kuruluşlarının herhangi birinde çalışmaya başlayanların aylıkları kesilmiş olup bunlar hakkında SGDP hükümleri uygulanmamıştır.

2926 sayılı Kanun’da malûllük aylığının kesilmesi yönünde herhangi düzenleme bulunmamakta iken 02.08.2003 tarihinden sonra 1479 sayılı Kanun’a paralel işlem yapılmış, yaşlılık aylığında ise 2926 sayılı Kanun’a tabi çalışanlar hariç sosyal güvenlik kuruluşlarının herhangi birinde çalışmaya başlayanların aylıkları kesilmekte iken 02.08.2003 tarihinden itibaren 1479 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylığın kesilmesi sigortalıların isteklerine bırakılmış, SGDP uygulamasında 2926 sayılı Kanun’a göre aylık alanlar kapsam dışında bırakılmışlardır.

VII- SONUÇ

SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı’nın müstakil kanunlar olmaları SGDP uygulamalarında kurumlar arası önemli ölçüde farklılıklar yaratmıştır. 5510 sayılı Kanunla dağınık yapı önemli ölçüde ortaklaştırılmış, farklı uygulamaların bir kısmi ortadan kaldırılmıştır.

Gelecek yazımızda 5335 sayılı Kanun’un 30. maddesi, 5510 sayılı Kanun’un sosyal güvenlik destek primi uygulamaları, 3201 sayılı Kanun’a göre borçlanma yapanların sosyal güvenlik destek primi yönünden sigortalılıkları anlatılacak ayrıca Anayasa Mahkemesi’nin SGDP hakkındaki kararları incelenecektir.

Yazar: Esra CEYHUN*

Yaklaşım / Mart 2013 / Sayı: 243

*           SGK, Sigortalı Tescil ve Hizmet Daire Başkanlığı, Şube Müdürü